Oruk Kebabı Şişten Düşmesin Diye Harcına Karbonat Atmak Doğru mu?
Oruk kebabı yaparken şişten düşme sorununu çözmek için karbonat kullanmak doğru mu? İşte oruk kebabının püf noktaları, lezzet sırları ve en iyi pişirme teknikleri. Gaziantep'ten sofralarınıza uzanan bu lezzet yolculuğunda, oruk kebabının inceliklerini keşfedin.
1. Oruk Kebabı: Gaziantep'in Gizli Hazinesi
Oruk kebabı, Gaziantep mutfağının incisi, adeta bir lezzet şöleni. Düşünsenize, zırhla çekilmiş kuzu eti, ince bulgurla yoğrulmuş, baharatların mistik dansıyla harmanlanmış ve köz ateşinde pişmiş... Kokusu burnunuza geldiği anda midenizde kelebekler uçuşmaya başlıyor. İlk ısırıkta etin o muhteşem tadı, bulgurun hafif çıtırtısı ve baharatların sıcaklığı damağınızda adeta bir senfoni yaratıyor. Gaziantep'in dar sokaklarında, taş fırınlardan yükselen bu enfes kokuyu takip etmek, sizi bambaşka bir dünyaya götürüyor. Oruk kebabı sadece bir yemek değil, aynı zamanda bir kültür, bir gelenek. Her bir lokması, Gaziantep'in tarihini ve lezzet mirasını taşıyor.
Oruk kebabının lezzeti, kullanılan malzemelerin kalitesinden ve ustaların maharetinden geliyor. Etin taze olması, bulgurun ince çekilmiş olması ve baharatların doğru oranda kullanılması, bu lezzetin sırlarından sadece birkaçı. Tabii ki, en önemlisi de ustanın elinin lezzeti. Gaziantep'te oruk kebabı yapan ustalar, bu işi dedelerinden, babalarından öğrenmişler. Onların tecrübesi ve sevgisi, oruk kebabına bambaşka bir tat katıyor. Her bir oruk kebabı, adeta bir sanat eseri gibi özenle hazırlanıyor ve sunuluyor.
Gurme Sırrı: Gerçek oruk kebabı, yediğinizde ağızda dağılır ve asla şişten düşmez. Yanında ayran veya şalgam suyu ile tüketildiğinde, lezzetine doyum olmaz. Etin kalitesi ve baharatların uyumu, oruk kebabının gerçek olup olmadığını anlamanın en önemli ipuçlarıdır.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: Gaziantep'te İmam Çağdaş veya Halil Usta'da yiyebilirsiniz. Evde yapmak isterseniz, zırhla çekilmiş kuzu etini, ince bulguru, ceviz içini, biber salçasını ve baharatları karıştırıp yoğurun. Şekil verip şişe geçirdikten sonra közde veya fırında pişirin.
2. Adana Kebap: Zırh Kıymasının Ateşle Dansı
Adana kebap, acının ve lezzetin mükemmel uyumu. Düşünsenize, zırhla çekilmiş kuzu ve kuyruk yağı karışımı, pul biberin ateşli dokunuşuyla harmanlanmış ve uzun şişlere geçirilerek köz ateşinde pişirilmiş... Kokusu kilometrelerce öteden duyulur, iştahınızı kabartır. İlk ısırıkta etin o yoğun tadı, acının yakıcı etkisi ve közün dumanlı aroması damağınızda unutulmaz bir iz bırakır. Adana'nın sıcak sokaklarında, kebapçıların önünde oluşan kuyruklar, bu lezzetin ne kadar sevildiğinin en açık kanıtıdır. Adana kebap sadece bir yemek değil, aynı zamanda bir tutku, bir yaşam tarzı. Her bir lokması, Adana'nın sıcakkanlı insanlarını ve zengin mutfak kültürünü yansıtır.
Adana kebabının lezzeti, kullanılan etin kalitesinden, kuyruk yağının oranından ve pul biberin acılığından geliyor. Etin sinirlerinden arındırılmış olması, kuyruk yağının doğru oranda kullanılması ve pul biberin taze çekilmiş olması, bu lezzetin sırlarından sadece birkaçı. Tabii ki, en önemlisi de ustanın elinin ayarı. Adana'da kebap yapan ustalar, bu işi kuşaktan kuşağa aktarmışlar. Onların tecrübesi ve ustalığı, Adana kebabına bambaşka bir tat katıyor. Her bir Adana kebap, adeta bir sanat eseri gibi özenle hazırlanıyor ve sunuluyor.
Gurme Sırrı: Gerçek Adana kebap, ağızda dağılır ve acısı damağınızda kalır. Yanında şalgam suyu veya ayran ile tüketildiğinde, lezzetine doyum olmaz. Etin yağ oranı ve pul biberin kalitesi, Adana kebabının gerçek olup olmadığını anlamanın en önemli ipuçlarıdır.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: Adana'da Kazancılar Kebap veya Onbaşılar'da yiyebilirsiniz. Evde yapmak isterseniz, zırhla çekilmiş kuzu etini, kuyruk yağını ve pul biberi karıştırıp yoğurun. Şekil verip şişe geçirdikten sonra közde veya ızgarada pişirin.
3. İskender Kebap: Tereyağının ve Domatesin Aşkı
İskender kebap, Bursa'nın gururu, adeta bir lezzet destanı. Dönerin incecik kesilmiş dilimleri, pide parçaları üzerine serilmiş, üzerine tereyağının sıcaklığı ve domates sosunun ferahlığı eklenmiş... Kokusu sizi adeta büyüler, iştahınızı kamçılar. İlk ısırıkta dönerin o eşsiz tadı, pidenin çıtırtısı, tereyağının zenginliği ve domates sosunun hafif ekşiliği damağınızda muhteşem bir uyum yaratır. Bursa'nın tarihi çarşılarında, İskender kebapçıların önünde oluşan kalabalıklar, bu lezzetin ne kadar sevildiğinin en açık göstergesidir. İskender kebap sadece bir yemek değil, aynı zamanda bir ritüel, bir keyif. Her bir lokması, Bursa'nın tarihi dokusunu ve lezzet kültürünü yansıtır.
İskender kebabının lezzeti, dönerin kalitesinden, pidenin tazeliğinden, tereyağının lezzetinden ve domates sosunun kıvamından geliyor. Dönerin dana ve kuzu karışımından yapılmış olması, pidenin taş fırında pişirilmiş olması, tereyağının köy tereyağı olması ve domates sosunun doğal domateslerden yapılmış olması, bu lezzetin sırlarından sadece birkaçı. Tabii ki, en önemlisi de ustanın mahareti. Bursa'da İskender kebap yapan ustalar, bu işi dedelerinden, babalarından öğrenmişler. Onların tecrübesi ve sevgisi, İskender kebabına bambaşka bir tat katıyor. Her bir İskender kebap, adeta bir sanat eseri gibi özenle hazırlanıyor ve sunuluyor.
Gurme Sırrı: Gerçek İskender kebap, pide parçaları tereyağı ve domates sosuyla iyice ıslanmış olmalı, dönerin lezzeti ağızda dağılmalıdır. Yanında ayran ile tüketildiğinde, lezzetine doyum olmaz. Dönerin kalitesi ve tereyağının lezzeti, İskender kebabının gerçek olup olmadığını anlamanın en önemli ipuçlarıdır.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: Bursa'da Kebapçı İskender veya Uludağ Kebapçısı'nda yiyebilirsiniz. Evde yapmak isterseniz, döner dilimlerini pide parçaları üzerine serin. Üzerine eritilmiş tereyağı ve domates sosu dökün. Yanında yoğurt ile servis yapın.
4. Cağ Kebabı: Erzurum'un Döneri
Cağ kebabı, Erzurum'un soğuk iklimine meydan okuyan, adeta bir enerji deposu. Kuzu etinin özenle marine edilmiş hali, yatık bir şişe geçirilerek odun ateşinde pişirilmiş... Kokusu sizi Erzurum yaylalarına götürür, içinizi ısıtır. İlk ısırıkta etin o yoğun tadı, odun ateşinin dumanlı aroması ve baharatların sıcaklığı damağınızda unutulmaz bir lezzet bırakır. Erzurum'un tarihi hanlarında, cağ kebabı ustalarının önünde toplanan insanlar, bu lezzetin ne kadar sevildiğinin en açık kanıtıdır. Cağ kebabı sadece bir yemek değil, aynı zamanda bir gelenek, bir dostluk. Her bir lokması, Erzurum'un sert iklimini ve sıcakkanlı insanlarını yansıtır.
Cağ kebabının lezzeti, kullanılan etin kalitesinden, marinasyonun süresinden ve odun ateşinin sıcaklığından geliyor. Etin taze olması, marinasyonun en az 24 saat sürmesi ve odun ateşinin doğru sıcaklıkta olması, bu lezzetin sırlarından sadece birkaçı. Tabii ki, en önemlisi de ustanın mahareti. Erzurum'da cağ kebabı yapan ustalar, bu işi dedelerinden, babalarından öğrenmişler. Onların tecrübesi ve ustalığı, cağ kebabına bambaşka bir tat katıyor. Her bir cağ kebabı, adeta bir sanat eseri gibi özenle hazırlanıyor ve sunuluyor.
Gurme Sırrı: Gerçek cağ kebabı, etin iç kısmı sulu ve dış kısmı hafif çıtır olmalı, ağızda dağılmalıdır. Yanında ayran veya cacık ile tüketildiğinde, lezzetine doyum olmaz. Etin kalitesi ve odun ateşinin dumanı, cağ kebabının gerçek olup olmadığını anlamanın en önemli ipuçlarıdır.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: Erzurum'da Gelgör Cağ Kebap veya Koç Cağ Kebap'ta yiyebilirsiniz. Evde yapmak isterseniz, kuzu etini marine edip yatık bir şişe geçirin. Odun ateşinde veya fırında pişirin.
5. Beyti Kebap: Lavaşın İçindeki Lezzet Sırrı
Beyti kebap, İstanbul'un meşhur lezzeti, adeta bir lezzet bombası. Kuzu veya dana etinden yapılan kıymanın baharatlarla harmanlanıp lavaşa sarılması ve fırında pişirilmesiyle hazırlanır... Kokusu sizi cezbeder, iştahınızı açar. İlk ısırıkta lavaşın çıtırtısı, kıymanın o yoğun tadı ve baharatların sıcaklığı damağınızda unutulmaz bir lezzet şöleni yaratır. İstanbul'un şık restoranlarında, beyti kebap ustalarının önünde toplanan insanlar, bu lezzetin ne kadar sevildiğinin en açık kanıtıdır. Beyti kebap sadece bir yemek değil, aynı zamanda bir şölen, bir keyif. Her bir lokması, İstanbul'un kozmopolit yapısını ve zengin mutfak kültürünü yansıtır.
Beyti kebabının lezzeti, kullanılan kıymanın kalitesinden, baharatların uyumundan ve lavaşın tazeliğinden geliyor. Kıymanın dana ve kuzu karışımından yapılmış olması, baharatların doğru oranda kullanılması ve lavaşın taş fırında pişirilmiş olması, bu lezzetin sırlarından sadece birkaçı. Tabii ki, en önemlisi de ustanın mahareti. İstanbul'da beyti kebap yapan ustalar, bu işi dedelerinden, babalarından öğrenmişler. Onların tecrübesi ve sevgisi, beyti kebabına bambaşka bir tat katıyor. Her bir beyti kebap, adeta bir sanat eseri gibi özenle hazırlanıyor ve sunuluyor.
Gurme Sırrı: Gerçek beyti kebap, lavaşın içindeki kıymanın pişmiş ama sulu kalması, lavaşın çıtır olması ve yanında yoğurt ile servis edilmesiyle anlaşılır. Yanında ayran veya şalgam suyu ile tüketildiğinde, lezzetine doyum olmaz. Kıymanın kalitesi ve lavaşın tazeliği, beyti kebabının gerçek olup olmadığını anlamanın en önemli ipuçlarıdır.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: İstanbul'da Beyti veya Develi'de yiyebilirsiniz. Evde yapmak isterseniz, kıymayı baharatlarla karıştırıp lavaşa sarın. Fırında pişirin ve yanında yoğurt ile servis yapın.
6. Şırdan Dolması: Adana'nın Sakatat Şöleni
Şırdan dolması, Adana'nın cesur lezzeti, adeta bir sakatat şöleni. Koyunun şırdan adı verilen midesinin pirinç, baharat ve kuzu iç yağı ile doldurulup pişirilmesiyle hazırlanır... Kokusu ilk başta biraz garip gelebilir ama tadına baktığınızda bağımlısı olursunuz. İlk ısırıkta şırdanın o farklı dokusu, pirincin lezzeti ve baharatların sıcaklığı damağınızda unutulmaz bir deneyim yaşatır. Adana'nın salaş mekanlarında, şırdan dolması ustalarının önünde toplanan insanlar, bu lezzetin ne kadar sevildiğinin en açık kanıtıdır. Şırdan dolması sadece bir yemek değil, aynı zamanda bir meydan okuma, bir cesaret gösterisi. Her bir lokması, Adana'nın sıra dışı mutfak kültürünü yansıtır.
Şırdan dolmasının lezzeti, kullanılan şırdanın tazeliğinden, pirincin kalitesinden ve baharatların uyumundan geliyor. Şırdanın iyice temizlenmiş olması, pirincin baldo pirinç olması ve baharatların doğru oranda kullanılması, bu lezzetin sırlarından sadece birkaçı. Tabii ki, en önemlisi de ustanın mahareti. Adana'da şırdan dolması yapan ustalar, bu işi dedelerinden, babalarından öğrenmişler. Onların tecrübesi ve sevgisi, şırdan dolmasına bambaşka bir tat katıyor. Her bir şırdan dolması, adeta bir sanat eseri gibi özenle hazırlanıyor ve sunuluyor.
Gurme Sırrı: Gerçek şırdan dolması, şırdanın içindeki pirincin tam olarak pişmiş olması, şırdanın yumuşak olması ve yanında bol acı biber turşusu ile servis edilmesiyle anlaşılır. Yanında şalgam suyu ile tüketildiğinde, lezzetine doyum olmaz. Şırdanın tazeliği ve pirincin kalitesi, şırdan dolmasının gerçek olup olmadığını anlamanın en önemli ipuçlarıdır.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: Adana'da Şırdancı Bedo veya Şırdancı Yancı'da yiyebilirsiniz. Evde yapmak isterseniz, koyunun şırdanını iyice temizleyip pirinç, baharat ve kuzu iç yağı ile doldurun. Tencerede pişirin ve yanında bol acı biber turşusu ile servis yapın.
7. Tantuni: Mersin'in Sokak Lezzeti
Tantuni, Mersin'in hızlı ve lezzetli atıştırmalığı, adeta bir sokak lezzeti ikonu. Dana etinin minik minik doğranıp baharatlarla kavrulması ve lavaş ekmeği içinde servis edilmesiyle hazırlanır... Kokusu sizi Mersin sokaklarına götürür, iştahınızı kabartır. İlk ısırıkta etin o yoğun tadı, baharatların sıcaklığı ve lavaşın yumuşaklığı damağınızda unutulmaz bir lezzet patlaması yaratır. Mersin'in kalabalık caddelerinde, tantuni ustalarının önünde oluşan kuyruklar, bu lezzetin ne kadar sevildiğinin en açık kanıtıdır. Tantuni sadece bir yemek değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı, bir Mersin simgesi. Her bir lokması, Mersin'in hareketli yaşamını ve lezzet kültürünü yansıtır.
Tantuninin lezzeti, kullanılan etin kalitesinden, baharatların uyumundan ve lavaşın tazeliğinden geliyor. Etin dana eti olması, baharatların doğru oranda kullanılması ve lavaşın sac üzerinde pişirilmiş olması, bu lezzetin sırlarından sadece birkaçı. Tabii ki, en önemlisi de ustanın mahareti. Mersin'de tantuni yapan ustalar, bu işi dedelerinden, babalarından öğrenmişler. Onların tecrübesi ve sevgisi, tantuniye bambaşka bir tat katıyor. Her bir tantuni, adeta bir sanat eseri gibi özenle hazırlanıyor ve sunuluyor.
Gurme Sırrı: Gerçek tantuni, etin minik minik doğranmış olması, baharatların bol kullanılması, lavaşın incecik olması ve yanında bol limon ve maydanoz ile servis edilmesiyle anlaşılır. Yanında şalgam suyu veya ayran ile tüketildiğinde, lezzetine doyum olmaz. Etin kalitesi ve baharatların uyumu, tantuninin gerçek olup olmadığını anlamanın en önemli ipuçlarıdır.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: Mersin'de Memo Tantuni veya Tantunici Apo'da yiyebilirsiniz. Evde yapmak isterseniz, dana etini minik minik doğrayıp baharatlarla kavurun. Lavaşa sarın ve yanında bol limon ve maydanoz ile servis yapın.
8. Kokoreç: İstanbul'un Gece Lezzeti
Kokoreç, İstanbul'un gece hayatının vazgeçilmezi, adeta bir lezzet efsanesi. Koyunun bağırsaklarının şişe sarılıp közde pişirilmesi ve baharatlarla tatlandırılmasıyla hazırlanır... Kokusu sizi gece yarısı sokaklarına çeker, iştahınızı kamçılar. İlk ısırıkta kokorecin o farklı dokusu, baharatların sıcaklığı ve közün dumanlı aroması damağınızda unutulmaz bir lezzet deneyimi yaşatır. İstanbul'un işlek caddelerinde, kokoreç ustalarının önünde toplanan insanlar, bu lezzetin ne kadar sevildiğinin en açık kanıtıdır. Kokoreç sadece bir yemek değil, aynı zamanda bir ritüel, bir keyif. Her bir lokması, İstanbul'un renkli gece hayatını ve lezzet kültürünü yansıtır.
Kokorecin lezzeti, kullanılan bağırsakların tazeliğinden, pişirme tekniğinden ve baharatların uyumundan geliyor. Bağırsakların iyice temizlenmiş olması, közün doğru sıcaklıkta olması ve baharatların doğru oranda kullanılması, bu lezzetin sırlarından sadece birkaçı. Tabii ki, en önemlisi de ustanın mahareti. İstanbul'da kokoreç yapan ustalar, bu işi dedelerinden, babalarından öğrenmişler. Onların tecrübesi ve sevgisi, kokorece bambaşka bir tat katıyor. Her bir kokoreç, adeta bir sanat eseri gibi özenle hazırlanıyor ve sunuluyor.
Gurme Sırrı: Gerçek kokoreç, bağırsakların iyice temizlenmiş olması, közde yavaş yavaş pişirilmesi, baharatların bol kullanılması ve yanında bol turşu ile servis edilmesiyle anlaşılır. Yanında şalgam suyu veya ayran ile tüketildiğinde, lezzetine doyum olmaz. Bağırsakların tazeliği ve pişirme tekniği, kokorecin gerçek olup olmadığını anlamanın en önemli ipuçlarıdır.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: İstanbul'da Şampiyon Kokoreç veya Özcanlar Kokoreç'te yiyebilirsiniz. Evde yapmak isterseniz, koyunun bağırsaklarını iyice temizleyip şişe sarın. Közde yavaş yavaş pişirin ve baharatlarla tatlandırın. Yanında bol turşu ile servis yapın.
9. Lahmacun: Gaziantep'in İnce Hamurlu Lezzeti
Lahmacun, Gaziantep'in ince hamurlu lezzeti, adeta bir lezzet şöleni. İncecik açılmış hamurun üzerine kıyma, soğan, domates ve baharatların karışımının sürülerek taş fırında pişirilmesiyle hazırlanır... Kokusu sizi Gaziantep sokaklarına götürür, iştahınızı kabartır. İlk ısırıkta hamurun çıtırtısı, kıymanın o yoğun tadı ve baharatların sıcaklığı damağınızda unutulmaz bir lezzet patlaması yaratır. Gaziantep'in tarihi çarşılarında, lahmacun ustalarının önünde toplanan insanlar, bu lezzetin ne kadar sevildiğinin en açık kanıtıdır. Lahmacun sadece bir yemek değil, aynı zamanda bir gelenek, bir Gaziantep simgesi. Her bir lokması, Gaziantep'in zengin mutfak kültürünü yansıtır.
Lahmacunun lezzeti, kullanılan hamurun inceliğinden, kıymanın kalitesinden ve baharatların uyumundan geliyor. Hamurun incecik açılmış olması, kıymanın dana ve kuzu karışımından yapılmış olması ve baharatların doğru oranda kullanılması, bu lezzetin sırlarından sadece birkaçı. Tabii ki, en önemlisi de ustanın mahareti. Gaziantep'te lahmacun yapan ustalar, bu işi dedelerinden, babalarından öğrenmişler. Onların tecrübesi ve sevgisi, lahmacuna bambaşka bir tat katıyor. Her bir lahmacun, adeta bir sanat eseri gibi özenle hazırlanıyor ve sunuluyor.
Gurme Sırrı: Gerçek lahmacun, hamurun incecik olması, kıymanın bol olması, baharatların dengeli olması ve yanında bol limon ve maydanoz ile servis edilmesiyle anlaşılır. Yanında ayran veya şalgam suyu ile tüketildiğinde, lezzetine doyum olmaz. Hamurun inceliği ve kıymanın kalitesi, lahmacunun gerçek olup olmadığını anlamanın en önemli ipuçlarıdır.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: Gaziantep'te Halil Usta veya Metanet Lokantası'nda yiyebilirsiniz. Evde yapmak isterseniz, incecik hamur açıp üzerine kıyma, soğan, domates ve baharat karışımını sürün. Taş fırında pişirin ve yanında bol limon ve maydanoz ile servis yapın.
10. Oruk Kebabı Şişten Düşmesin Diye Harcına Karbonat Atmak Doğru mu?
Oruk kebabı yaparken şişten düşme sorununu çözmek için karbonat kullanmak aslında çok da yaygın bir yöntem değil. Çünkü karbonatın temel amacı, hamur işlerinde kabarmayı sağlamak ve yiyeceğe farklı bir doku kazandırmak. Oruk kebabında ise esas mesele, etin ve bulgurun uyumunu sağlamak, lezzeti korumak ve kıvamı tutturmak. Karbonat, bu dengeyi bozarak oruk kebabının tadını ve dokusunu olumsuz etkileyebilir. Hani derler ya, "Her şeyin fazlası zarar" işte o hesap. Oruk kebabında da karbonata gerek yok, doğru malzemeler ve doğru tekniklerle şişten düşmeyen, lezzetli bir oruk kebabı yapmak mümkün. Bu nedenle, karbonat yerine, harcın kıvamını tutturacak ve lezzetini artıracak doğal yöntemlere yönelmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır.
Peki, karbonat yerine ne yapmalı? Öncelikle, etin ve bulgurun oranına dikkat etmek gerekiyor. Çok fazla bulgur kullanmak, harcın kuru ve dağılmasına neden olabilir. Aynı şekilde, çok fazla et kullanmak da harcın yağlı ve şişten düşmesine yol açabilir. İdeal oran, genellikle 1 ölçü ete karşılık yarım ölçü bulgur şeklindedir. Ayrıca, harca biraz ceviz içi eklemek de kıvamı tutturmaya yardımcı olabilir. Ceviz içi, hem lezzet katacak hem de harcın daha iyi bağlanmasını sağlayacaktır. Bir diğer önemli nokta ise, harcı yoğurma süresi. Harcı ne kadar çok yoğurursanız, o kadar iyi birbirine yapışır ve şişten düşme riski azalır. Yoğurma işlemini en az 10-15 dakika boyunca yapmakta fayda var. Son olarak, şişe geçirme işlemine de dikkat etmek gerekiyor. Harcı şişe çok sıkı veya çok gevşek geçirmemek, dengeli bir şekilde yaymak önemlidir. Bu sayede, oruk kebabı pişerken şişten düşmeyecektir.
Gurme Sırrı: Oruk kebabı harcına karbonat atmak yerine, harcın kıvamını tutturmak için ceviz içi ve doğru yoğurma tekniğini kullanın. Yanında taze nane ve limon dilimleri ile servis yaparak lezzetini katlayın. Unutmayın, gerçek lezzet doğal yöntemlerle elde edilir.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: Gaziantep'te en iyi oruk kebabını yapan yerleri keşfedin. Evde yapmak isterseniz, yukarıda bahsedilen yöntemleri uygulayarak şişten düşmeyen, lezzetli bir oruk kebabı hazırlayabilirsiniz.
Akşam üzeri Gaziantep'in o taş sokaklarında dolaşırken, burnuma gelen oruk kebabı kokusu beni adeta büyülemişti. Güneş batarken, taş fırınlardan yükselen dumanlar ve etin o enfes kokusu, beni bambaşka bir dünyaya götürmüştü. O an, Gaziantep'in lezzet mirasının ne kadar değerli olduğunu bir kez daha anlamıştım. Sofralarınızdan lezzet ve bereket eksik olmasın. Afiyet olsun!
Tepkiniz Nedir?