Ispanak Yemeği Yoğurtla Yenir mi? (Demir Eksikliği Yapar mı?)
Ispanak yemeği, Türk mutfağının sevilen lezzetlerinden. Peki, bu sağlıklı yemeği yoğurtla yemek demir emilimini engeller mi? Ispanak yemeği ve yoğurtla ilgili tüm merak ettikleriniz bu yazıda!
1. Ispanak Yemeği: Yeşil Altının Sofralardaki Dansı
Ispanak yemeği, anneannelerimizin tarif defterlerinden çıkıp sofralarımıza kadar uzanan, hem lezzetli hem de besleyici bir klasik. O mis gibi kokusu, tencereden yükselen buharıyla adeta çocukluğumuza bir yolculuk. İçindeki ıspanağın o topraksı tadı, soğanla sarımsağın uyumu, salçanın o hafif ekşiliği... Hepsi bir araya gelince ortaya çıkan lezzet şöleni, özellikle yanında bir de yoğurt varsa, tadından yenmez! Ama durun bir dakika, herkesin aklında aynı soru: "Ispanak yemeği yoğurtla yenir mi, yoksa demir emilimini mi engeller?" İşte bu sorunun cevabını ararken, ıspanak yemeğinin gizemli dünyasına dalmaya ne dersiniz?
Ispanak, vitamin ve mineral deposu olmasıyla bilinir. Demir, C vitamini, K vitamini ve folik asit açısından zengin bir sebze olan ıspanak, bağışıklık sistemimizi güçlendirir, kemik sağlığımızı destekler ve enerji verir. Ancak ıspanağın içerdiği demirin vücudumuz tarafından tam olarak emilebilmesi için bazı noktalara dikkat etmek gerekiyor. İşte tam bu noktada yoğurt devreye giriyor. Yoğurt, kalsiyum açısından zengin bir besin kaynağıdır ve kalsiyumun demir emilimini engelleyebileceği düşünülüyor. Ama bu, ıspanak yemeğiyle yoğurdu tamamen hayatımızdan çıkarmamız gerektiği anlamına gelmiyor. Sadece bazı püf noktalarına dikkat ederek bu lezzetli ikiliden en iyi şekilde faydalanabiliriz.
Peki, bu püf noktaları neler? Öncelikle, ıspanak yemeğini pişirirken içerisine bir miktar limon suyu eklemek demir emilimini artırabilir. Limon suyu, C vitamini içerdiği için demirin vücut tarafından daha kolay emilmesini sağlar. Ayrıca, ıspanak yemeğini yoğurtla birlikte tüketmek yerine, yemeği yedikten birkaç saat sonra yoğurt tüketmek de bir çözüm olabilir. Böylece, kalsiyumun demir emilimini engelleme riski azalır. Unutmayın, her şeyin fazlası zarar. Dengeli ve çeşitli beslenerek, hem sağlığımızı koruyabilir hem de lezzetli yemeklerin tadını çıkarabiliriz.
Gurme Sırrı: Gerçek ıspanak yemeği, ıspanağın tazeliğinden ve pişirme tekniğinden anlaşılır. Ispanakların diri kalması, yemeğin sulu olmaması ve baharatların dengeli kullanımı önemlidir. Yanında ayran veya taze sıkılmış portakal suyu iyi gider.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: İstanbul'da Kanaat Lokantası'nda yiyebilir veya evde annenizden tarifini alarak yapabilirsiniz. Ispanakları iyice yıkayıp ayıklamayı unutmayın!
2. Cacık: Yaz Sofralarının Ferahlatıcı Mezesi
Cacık, yaz aylarının vazgeçilmezi, ferahlatıcı bir lezzet bombası. Yoğurdun serinliği, salatalığın çıtırtısı, nanenin o kendine has aroması... Hepsi bir araya gelince ortaya çıkan bu lezzet, özellikle sıcak havalarda içimizi serinletiyor. Cacık, sadece bir meze değil, aynı zamanda sağlıklı bir atıştırmalık. İçeriğindeki yoğurt sayesinde probiyotik açısından zengin olan cacık, sindirim sistemimizi düzenler, bağışıklık sistemimizi güçlendirir ve enerji verir. Salatalık ise su içeriği yüksek olduğu için vücudumuzu nemlendirir ve tokluk hissi sağlar. Nane ise ferahlatıcı etkisiyle ruhumuzu dinlendirir.
Cacık yapımı oldukça basit. Tek ihtiyacınız olan yoğurt, salatalık, nane, sarımsak ve biraz da su. Öncelikle yoğurdu bir kaseye alın ve üzerine rendelenmiş veya küçük küpler halinde doğranmış salatalığı ekleyin. Ardından ince kıyılmış naneyi ve ezilmiş sarımsağı da ekleyip iyice karıştırın. Kıvamı koyu gelirse, üzerine biraz su ekleyerek kıvamını ayarlayabilirsiniz. Son olarak, biraz tuz ve karabiber ekleyerek lezzetini tamamlayın. İşte bu kadar! Cacığınız hazır. İster ana yemeklerin yanında meze olarak servis yapın, ister tek başına atıştırmalık olarak tüketin.
Cacığın farklı versiyonları da mevcut. Örneğin, bazıları içerisine dereotu veya maydanoz da ekleyerek farklı bir aroma katıyor. Bazıları ise acı sevenler için içerisine pul biber veya acı sos ekleyerek cacığı daha da lezzetlendiriyor. Hatta bazıları cacığı buzdolabında bir süre beklettikten sonra servis yaparak daha da serinletici hale getiriyor. Cacık, her damak zevkine uygun hale getirilebilen, çok yönlü bir lezzet. Önemli olan, malzemelerin tazeliği ve doğru oranlarda kullanılması. Unutmayın, cacık yaparken en önemli şey, sevginizi katmak!
Gurme Sırrı: Gerçek cacık, yoğurdun kalitesinden ve salatalığın tazeliğinden anlaşılır. Yoğurt ne kadar doğal ve salatalık ne kadar çıtır olursa, cacık o kadar lezzetli olur. Yanında ızgara et veya balık iyi gider.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: Ege'de herhangi bir köy kahvaltısında yiyebilir veya evde babaannenizden tarifini alarak yapabilirsiniz. Sarımsağı çok kaçırmamaya dikkat edin!
3. Mercimek Çorbası: Şifa Kaynağı, İçinizi Isıtan Lezzet
Mercimek çorbası, Türk mutfağının vazgeçilmezi, şifa deposu bir lezzet. Kış aylarının soğuk günlerinde içimizi ısıtan, hastalıklara karşı direncimizi artıran bu çorba, aynı zamanda oldukça da besleyici. İçeriğindeki mercimek sayesinde protein, lif ve demir açısından zengin olan mercimek çorbası, sağlıklı beslenmek isteyenler için ideal bir seçenek. Mercimek çorbasının o kendine has kokusu, tencereden yükselen buharıyla adeta bizi çocukluğumuza götürüyor. Anneannelerimizin, babaannelerimizin ellerinden içtiğimiz o sıcacık mercimek çorbası, sadece bir çorba değil, aynı zamanda bir sevgi ve şefkat göstergesi.
Mercimek çorbası yapımı oldukça kolay. Tek ihtiyacınız olan kırmızı veya yeşil mercimek, soğan, havuç, patates, salça ve biraz da baharat. Öncelikle mercimeği iyice yıkayın ve tencereye alın. Üzerine doğranmış soğan, havuç ve patatesi ekleyin. Ardından salçayı ve baharatları da ekleyip üzerini geçecek kadar su ilave edin. Tencereyi ocağa alın ve kaynamaya bırakın. Kaynadıktan sonra altını kısın ve mercimekler yumuşayana kadar pişirin. Piştikten sonra blendırdan geçirin ve kıvamını ayarlamak için üzerine biraz daha su ekleyebilirsiniz. Son olarak, üzerine bir miktar tereyağı gezdirerek servis yapın. İşte bu kadar! Mercimek çorbanız hazır.
Mercimek çorbasının farklı versiyonları da mevcut. Örneğin, bazıları içerisine nane veya pul biber ekleyerek farklı bir aroma katıyor. Bazıları ise limon suyu sıkarak çorbayı daha da lezzetlendiriyor. Hatta bazıları mercimek çorbasını et suyuyla yaparak daha da besleyici hale getiriyor. Mercimek çorbası, her damak zevkine uygun hale getirilebilen, çok yönlü bir lezzet. Önemli olan, malzemelerin tazeliği ve doğru oranlarda kullanılması. Unutmayın, mercimek çorbası yaparken en önemli şey, sevginizi katmak!
Gurme Sırrı: Gerçek mercimek çorbası, mercimeğin kalitesinden ve pişirme tekniğinden anlaşılır. Mercimek ne kadar taze ve iyi pişmiş olursa, çorba o kadar lezzetli olur. Yanında limon dilimi ve taze ekmek iyi gider.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: Gaziantep'te herhangi bir esnaf lokantasında yiyebilir veya evde annenizin gizli tarifini alarak yapabilirsiniz. Tereyağını bol kullanmayı unutmayın!
4. Köfte: Türk Mutfağının Gurur Kaynağı
Köfte, Türk mutfağının en sevilen, en bilinen ve en çok tüketilen yemeklerinden biri. Her yörenin kendine özgü bir köfte tarifi var. İnegöl köftesinden Tekirdağ köftesine, İzmir köftesinden Akçaabat köftesine kadar birbirinden farklı lezzetler sunan köfte, sofralarımızın baş tacı. Köftenin o mis gibi kokusu, tavadan yükselen dumanıyla adeta bizi cezbediyor. İçindeki baharatların uyumu, etin lezzeti, pişirme tekniği... Hepsi bir araya gelince ortaya çıkan bu lezzet şöleni, özellikle yanında pilav ve ayran varsa, tadından yenmez!
Köfte yapımı biraz zahmetli olsa da, sonuçta elde edilen lezzet her şeye değer. Tek ihtiyacınız olan kıyma, soğan, ekmek içi, yumurta ve baharat. Öncelikle kıymayı bir kaseye alın ve üzerine rendelenmiş soğan, ıslatılmış ve sıkılmış ekmek içi, yumurta ve baharatları ekleyin. İyice yoğurun ve şekil verin. Şekil verdikten sonra ister tavada, ister ızgarada, ister fırında pişirin. Pişirme tekniği, köftenin lezzetini doğrudan etkiler. Tavada pişirilen köfteler daha sulu ve yumuşak olurken, ızgarada pişirilen köfteler daha lezzetli ve aromatik olur. Fırında pişirilen köfteler ise daha sağlıklı bir seçenek.
Köftenin farklı versiyonları da mevcut. Örneğin, bazıları içerisine maydanoz veya dereotu ekleyerek farklı bir aroma katıyor. Bazıları ise sarımsak veya pul biber ekleyerek köfteyi daha da lezzetlendiriyor. Hatta bazıları köftenin içerisine peynir veya sebze doldurarak daha da zenginleştiriyor. Köfte, her damak zevkine uygun hale getirilebilen, çok yönlü bir lezzet. Önemli olan, malzemelerin tazeliği ve doğru oranlarda kullanılması. Unutmayın, köfte yaparken en önemli şey, sevginizi katmak!
Gurme Sırrı: Gerçek köfte, etin kalitesinden ve baharatların dengesinden anlaşılır. Et ne kadar taze ve baharatlar ne kadar uyumlu olursa, köfte o kadar lezzetli olur. Yanında pilav, salata ve ayran iyi gider.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: Bursa'da İnegöl Köftecisi Besler'de yiyebilir veya evde dedenizden tarifini alarak yapabilirsiniz. Kuzu eti kullanmayı unutmayın!
5. Pilav: Sofraların Vazgeçilmezi, Her Yemeğin Eşlikçisi
Pilav, Türk mutfağının temel taşlarından biri, sofraların olmazsa olmazı. Pirinçten yapılan bu lezzetli yemek, her yemeğin yanında mükemmel bir eşlikçi. Pilavın o mis gibi kokusu, tencereden yükselen buharıyla adeta bizi büyülüyor. İçindeki tereyağının lezzeti, pirincin tane tane ayrılması, pişirme tekniği... Hepsi bir araya gelince ortaya çıkan bu lezzet şöleni, özellikle yanında etli yemekler veya sebze yemekleri varsa, tadından yenmez!
Pilav yapımı biraz dikkat gerektirir. Tek ihtiyacınız olan pirinç, tereyağı, su ve tuz. Öncelikle pirinci iyice yıkayın ve süzün. Tencereye tereyağını alın ve eritin. Eriyen tereyağının üzerine pirinci ekleyin ve kavurun. Kavrulan pirincin üzerine sıcak suyu ve tuzu ekleyin. Tencereyi kaynamaya bırakın. Kaynadıktan sonra altını kısın ve suyunu çekene kadar pişirin. Suyunu çektikten sonra demlenmeye bırakın. Demlenen pilavı servis yapmadan önce karıştırın. İşte bu kadar! Pilavınız hazır.
Pilavın farklı versiyonları da mevcut. Örneğin, bazıları içerisine nohut veya bezelye ekleyerek farklı bir lezzet katıyor. Bazıları ise tavuk suyu veya et suyu kullanarak pilavı daha da lezzetlendiriyor. Hatta bazıları pilavın içerisine kuru meyveler veya baharatlar ekleyerek daha da zenginleştiriyor. Pilav, her damak zevkine uygun hale getirilebilen, çok yönlü bir lezzet. Önemli olan, pirincin kalitesi ve doğru oranlarda su kullanılması. Unutmayın, pilav yaparken en önemli şey, sevginizi katmak!
Gurme Sırrı: Gerçek pilav, pirincin kalitesinden ve pişirme tekniğinden anlaşılır. Pirinç ne kadar kaliteli ve tane tane ayrılmış olursa, pilav o kadar lezzetli olur. Yanında etli yemekler, sebze yemekleri veya cacık iyi gider.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: İstanbul'da Hünkar Lokantası'nda yiyebilir veya evde anneannenizden öğrendiğiniz usulle yapabilirsiniz. Tereyağını bol kullanmayı unutmayın!
6. Mantı: Minik Lezzet Bombaları, Sofraların Yıldızı
Mantı, Türk mutfağının incisi, minik lezzet bombaları. Hamurun içine saklanmış kıyma harcı, üzerine dökülen sarımsaklı yoğurt ve tereyağlı sos... Hepsi bir araya gelince ortaya çıkan bu lezzet şöleni, özellikle özel günlerde ve davetlerde sofraların yıldızı oluyor. Mantının o mis gibi kokusu, tabağa servis edildiğinde adeta bizi büyülüyor. Her bir mantı tanesi, özenle hazırlanmış bir lezzet sırrı.
Mantı yapımı oldukça zahmetli ve ustalık gerektiriyor. Tek ihtiyacınız olan un, su, tuz, kıyma, soğan, baharat ve yoğurt. Öncelikle hamuru yoğurun ve dinlenmeye bırakın. Dinlenen hamuru açın ve küçük kareler halinde kesin. Kıyma harcını hazırlayın ve hamurların içine doldurun. Hamurları kapatın ve kaynar suda haşlayın. Haşlanan mantıları süzün ve servis tabağına alın. Üzerine sarımsaklı yoğurt ve tereyağlı sos dökerek servis yapın. İşte bu kadar! Mantınız hazır.
Mantının farklı versiyonları da mevcut. Örneğin, bazıları içerisine ceviz veya fındık ekleyerek farklı bir lezzet katıyor. Bazıları ise mantıyı fırında kızartarak daha da çıtır hale getiriyor. Hatta bazıları mantıyı farklı soslarla servis ederek daha da zenginleştiriyor. Mantı, her damak zevkine uygun hale getirilebilen, çok yönlü bir lezzet. Önemli olan, hamurun inceliği ve kıyma harcının lezzeti. Unutmayın, mantı yaparken en önemli şey, sevginizi katmak!
Gurme Sırrı: Gerçek mantı, hamurun inceliğinden ve kıyma harcının lezzetinden anlaşılır. Hamur ne kadar ince ve kıyma harcı ne kadar lezzetli olursa, mantı o kadar lezzetli olur. Yanında turşu ve ayran iyi gider.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: Kayseri'de herhangi bir mantıcıda yiyebilir veya evde babaannenizden tarifini alarak yapabilirsiniz. Hamuru ince açmayı unutmayın!
7. Börek: Türk Mutfağının Kat Kat Lezzeti
Börek, Türk mutfağının vazgeçilmezi, kat kat lezzeti. Sabah kahvaltılarından akşam yemeklerine kadar her öğünde tüketilebilen börek, sofraların baş tacı. Peynirli, kıymalı, ıspanaklı, patatesli... Her çeşidi ayrı bir lezzet sunan börek, her damak zevkine hitap ediyor. Böreğin o mis gibi kokusu, fırından yeni çıktığında adeta bizi büyülüyor. Her bir katı, özenle hazırlanmış bir lezzet sırrı.
Börek yapımı biraz zaman alsa da, sonuçta elde edilen lezzet her şeye değer. Tek ihtiyacınız olan yufka, iç harcı (peynir, kıyma, ıspanak, patates vb.), sıvı yağ ve yumurta. Öncelikle iç harcını hazırlayın. Yufkaları serin ve üzerine sıvı yağ sürün. İç harcını yufkaların üzerine yayın ve rulo şeklinde sarın. Sardığınız ruloyu tepsiye yerleştirin ve üzerine yumurta sürün. Fırında kızarana kadar pişirin. İşte bu kadar! Böreğiniz hazır.
Böreğin farklı versiyonları da mevcut. Örneğin, bazıları içerisine çörek otu veya susam ekleyerek farklı bir lezzet katıyor. Bazıları ise böreği farklı şekillerde hazırlayarak görsel olarak da zenginleştiriyor. Hatta bazıları böreği farklı soslarla servis ederek daha da lezzetlendiriyor. Börek, her damak zevkine uygun hale getirilebilen, çok yönlü bir lezzet. Önemli olan, yufkanın tazeliği ve iç harcının lezzeti. Unutmayın, börek yaparken en önemli şey, sevginizi katmak!
Gurme Sırrı: Gerçek börek, yufkanın tazeliğinden ve iç harcının lezzetinden anlaşılır. Yufka ne kadar taze ve iç harcı ne kadar lezzetli olursa, börek o kadar lezzetli olur. Yanında çay ve peynir iyi gider.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: İstanbul'da Sarıyer Börekçisi'nde yiyebilir veya evde annenizden tarifini alarak yapabilirsiniz. Yufkaları ince açmayı unutmayın!
8. Dolma: Sebzelerin İçine Gizlenmiş Lezzet
Dolma, Türk mutfağının gözdesi, sebzelerin içine gizlenmiş lezzet. Biber dolması, kabak dolması, yaprak sarma... Her biri ayrı bir lezzet şöleni sunan dolma, sofraların en sevilen yemeklerinden biri. Dolmanın o mis gibi kokusu, tencereden yükselen buharıyla adeta bizi cezbediyor. İç harcının lezzeti, sebzelerin tazeliği, pişirme tekniği... Hepsi bir araya gelince ortaya çıkan bu lezzet, özellikle özel günlerde ve davetlerde sofraların baş tacı oluyor.
Dolma yapımı biraz zaman alsa da, sonuçta elde edilen lezzet her şeye değer. Tek ihtiyacınız olan sebzeler (biber, kabak, yaprak vb.), pirinç, soğan, salça, baharat ve sıvı yağ. Öncelikle sebzelerin içini oyun ve hazırlayın. İç harcını hazırlayın ve sebzelerin içine doldurun. Tencereye dizin ve üzerine sıvı yağ gezdirin. Üzerini geçecek kadar su ekleyin ve kısık ateşte pişirin. İşte bu kadar! Dolmanız hazır.
Dolmanın farklı versiyonları da mevcut. Örneğin, bazıları içerisine kuş üzümü veya dolmalık fıstık ekleyerek farklı bir lezzet katıyor. Bazıları ise dolmayı farklı soslarla servis ederek daha da lezzetlendiriyor. Hatta bazıları dolmanın içerisine et ekleyerek daha da zenginleştiriyor. Dolma, her damak zevkine uygun hale getirilebilen, çok yönlü bir lezzet. Önemli olan, sebzelerin tazeliği ve iç harcının lezzeti. Unutmayın, dolma yaparken en önemli şey, sevginizi katmak!
Gurme Sırrı: Gerçek dolma, sebzelerin tazeliğinden ve iç harcının lezzetinden anlaşılır. Sebzeler ne kadar taze ve iç harcı ne kadar lezzetli olursa, dolma o kadar lezzetli olur. Yanında yoğurt ve ayran iyi gider.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: İstanbul'da Çiya Sofrası'nda yiyebilir veya evde anneannenizden tarifini alarak yapabilirsiniz. Sebzeleri dikkatli oymayı unutmayın!
9. Karnıyarık: Patlıcanın İçine Saklanmış Lezzet
Karnıyarık, Türk mutfağının sevilen lezzeti, patlıcanın içine saklanmış lezzet. Patlıcanın közlenmiş tadı, içindeki kıyma harcının lezzeti, üzerine dökülen domates sosunun aroması... Hepsi bir araya gelince ortaya çıkan bu lezzet şöleni, özellikle yaz aylarında sofraların vazgeçilmezi oluyor. Karnıyarıkın o mis gibi kokusu, fırından yeni çıktığında adeta bizi büyülüyor. Her bir lokması, özenle hazırlanmış bir lezzet sırrı.
Karnıyarık yapımı biraz dikkat gerektirir. Tek ihtiyacınız olan patlıcan, kıyma, soğan, salça, baharat ve sıvı yağ. Öncelikle patlıcanları közleyin ve içlerini oyun. Kıyma harcını hazırlayın ve patlıcanların içine doldurun. Tencereye dizin ve üzerine domates sosu dökün. Fırında veya ocakta pişirin. İşte bu kadar! Karnıyarıkınız hazır.
Karnıyarıkın farklı versiyonları da mevcut. Örneğin, bazıları içerisine biber veya sarımsak ekleyerek farklı bir lezzet katıyor. Bazıları ise karnıyarığı farklı soslarla servis ederek daha da lezzetlendiriyor. Hatta bazıları karnıyarığın içerisine peynir ekleyerek daha da zenginleştiriyor. Karnıyarık, her damak zevkine uygun hale getirilebilen, çok yönlü bir lezzet. Önemli olan, patlıcanın kalitesi ve kıyma harcının lezzeti. Unutmayın, karnıyarık yaparken en önemli şey, sevginizi katmak!
Gurme Sırrı: Gerçek karnıyarık, patlıcanın kalitesinden ve kıyma harcının lezzetinden anlaşılır. Patlıcan ne kadar kaliteli ve kıyma harcı ne kadar lezzetli olursa, karnıyarık o kadar lezzetli olur. Yanında pilav ve cacık iyi gider.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: İstanbul'da Kanaat Lokantası'nda yiyebilir veya evde annenizden tarifini alarak yapabilirsiniz. Patlıcanları közlerken yakmamaya dikkat edin!
10. Sütlaç: Tatlıların En Masumu, En Nostaljik Olanı
Sütlaç, Türk mutfağının en sevilen tatlılarından, tatlıların en masumu ve en nostaljik olanı. Pirinç, süt ve şekerle yapılan bu basit ama lezzetli tatlı, özellikle çocukluğumuzun anılarını canlandırıyor. Fırında üzeri kızarmış sütlaçın o mis gibi kokusu, kaşık kaşık yerken içimizi ısıtıyor. Sütlacın o kremamsı dokusu, tatlılığı ve hafif tarçın aroması, adeta bir huzur kaynağı.
Sütlaç yapımı oldukça kolay. Tek ihtiyacınız olan pirinç, süt, şeker ve vanilya. Öncelikle pirinci yıkayın ve tencereye alın. Üzerine sütü ekleyin ve kısık ateşte pişirin. Pirinçler yumuşayınca şekeri ve vanilyayı ekleyin. Karıştırarak pişirmeye devam edin. Kıvamı koyulaşınca fırın kaplarına paylaştırın ve üzerini kızarana kadar fırında pişirin. İşte bu kadar! Sütlacınız hazır.
Sütlacın farklı versiyonları da mevcut. Örneğin, bazıları içerisine fındık veya ceviz ekleyerek farklı bir lezzet katıyor. Bazıları ise sütlacı farklı aromalarla zenginleştiriyor. Hatta bazıları sütlacın üzerine farklı soslar dökerek daha da lezzetlendiriyor. Sütlaç, her damak zevkine uygun hale getirilebilen, çok yönlü bir lezzet. Önemli olan, sütün kalitesi ve pirincin doğru pişirilmesi. Unutmayın, sütlaç yaparken en önemli şey, sevginizi katmak!
Gurme Sırrı: Gerçek sütlaç, sütün kalitesinden ve pirincin doğru pişirilmesinden anlaşılır. Süt ne kadar doğal ve pirinç ne kadar iyi pişmiş olursa, sütlaç o kadar lezzetli olur. Üzerine tarçın serpmeyi unutmayın!
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: İstanbul'da Hafız Mustafa 1864'te yiyebilir veya evde babaannenizden tarifini alarak yapabilirsiniz. Sütü yakmamaya dikkat edin!
Akşam üzeri, Boğaz'ın serin sularına nazır bir çay bahçesinde, demli bir çay eşliğinde bu lezzetleri düşünürken, İstanbul'un o eşsiz silueti gözlerimin önünde canlanıyor. Martıların çığlıkları, vapur düdüklerinin sesi ve hafif bir deniz kokusu... Hepsi bir araya gelince ortaya çıkan bu manzara, adeta bir tablo gibi. O an, hayatın ne kadar güzel olduğunu bir kez daha anlıyorum.
Afiyet olsun, sofranız bereketli olsun!
Tepkiniz Nedir?