Pide hamuruna pekmezli su sürmek nar gibi kızarmasını sağlar mı?
Pide hamuruna pekmezli su sürmek gerçekten işe yarıyor mu? Nar gibi kızaran pideler için doğru yöntem bu mu? Lezzetli ve çıtır pidelerin sırrını bu yazıda keşfet! Pide tarifleri ve gurme önerileriyle sofralarınıza lezzet katın.
1. Pide Hamuru ve Pekmezli Suyun Aşkı: Nar Gibi Kızaran Bir Efsane
Pide hamuru... Ah o pide hamuru! Mayasıyla kabaran, fırında piştikçe odayı saran o muhteşem koku. Hele bir de çıtır çıtır kızarmışsa, değmeyin keyfimize. İşte tam da bu noktada devreye pekmezli su giriyor. Hani derler ya, "Aşk ateşle suyun dansı" diye, işte pide hamuruyla pekmezli suyun buluşması da tam olarak böyle bir şey. Pekmezli su, pideye sadece o albenili rengini vermekle kalmıyor, aynı zamanda lezzetine de lezzet katıyor. Düşünsenize, fırından yeni çıkmış, mis gibi kokan, nar gibi kızarmış bir pide... Üzerine tereyağı sürülmüş, yanında da şöyle bol köpüklü bir ayran... Off, sadece düşüncesi bile insanın ağzını sulandırmaya yetiyor. Ben çocukken annem pide yaparken hep pekmezli su sürerdi. O zamanlar anlamazdım nedenini ama şimdi tadına vardıkça anlıyorum ki, annemin sırrı o pekmezli suda gizliymiş.
Peki, bu pekmezli suyun sırrı ne? Aslında çok basit. Pekmez, içerdiği şeker sayesinde fırında karamelize oluyor ve pideye o muhteşem rengini veriyor. Aynı zamanda, hamurun yüzeyinde ince bir tabaka oluşturarak çıtır çıtır olmasını sağlıyor. Yani hem görsel olarak şölen yaşatıyor, hem de lezzet olarak zirveye taşıyor. Ama dikkat! Her pekmez aynı sonucu vermez. Kaliteli, doğal bir pekmez kullanmak şart. Yoksa istediğiniz o nar gibi kızarmış pideye ulaşmanız biraz zor olabilir. Ben genellikle dut pekmezi kullanıyorum. Hem daha tatlı, hem de daha yoğun bir kıvamı var. Bir de şöyle bir detay var, pekmezli suyu çok fazla sürmemek gerekiyor. Aksi takdirde pide çok tatlı olabilir ve o istediğimiz lezzeti yakalayamayız. Ölçülü olmakta fayda var.
Gurme Sırrı: Pidenin nar gibi kızarması için sadece pekmezli su yeterli değil. Fırının sıcaklığı da çok önemli. İdeal sıcaklık 200-220 derece civarında olmalı. Bir de pideyi fırının en alt rafına yerleştirmek gerekiyor. Böylece altı da güzelce kızarır. Yanında ne mi içilir? Tabii ki ayran! Ama şöyle bol köpüklü, buz gibi bir ayran. Hatta biraz da nane eklerseniz, değmeyin keyfinize.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: İstanbul'da yaşıyorsanız, Fatih'teki Tarihi Karadeniz Pidecisi'ne mutlaka uğrayın. Orada yediğim pidelerin tadı hala damağımda. Evde yapmak isterseniz de, internette birçok tarif bulabilirsiniz. Ama benim size tavsiyem, hamuru kendiniz yoğurun. Hazır hamurla aynı lezzeti yakalamak biraz zor.
2. Karadeniz'in Gizli Hazinesi: Mısır Unlu Pide ve Pekmezin Uyumu
Karadeniz... Hırçın dalgaları, yemyeşil yaylaları ve tabii ki o dillere destan mutfağı. Karadeniz mutfağının en sevilen lezzetlerinden biri de mısır unlu pide. Hani o kalın hamurlu, bol tereyağlı, peynirli ya da kıymalı pideler var ya, işte onlardan bahsediyorum. Mısır unlu pide, diğer pidelerden farklı olarak daha doyurucu ve daha lezzetli. Ama en önemli özelliği, üzerine sürülen pekmezli su sayesinde nar gibi kızarması. Karadenizli kadınlar, asırlardır bu yöntemi kullanıyorlar ve ortaya şahane pideler çıkıyor.
Mısır unlu pide yaparken dikkat edilmesi gereken birkaç püf nokta var. Öncelikle, mısır ununun kaliteli olması gerekiyor. İyi bir mısır unu, pideye o kendine has lezzetini veriyor. İkincisi, hamurun kıvamı çok önemli. Ne çok sert, ne de çok yumuşak olmalı. Ele yapışmayan, kolayca yoğrulabilen bir hamur elde etmek gerekiyor. Üçüncüsü, iç harcının bol malzemeli olması. Peynir, kıyma, soğan, baharatlar... Ne kadar çok malzeme, o kadar çok lezzet. Ama en önemlisi, pideyi fırına vermeden önce üzerine pekmezli su sürmek. Bu, pideye hem renk veriyor, hem de çıtır çıtır olmasını sağlıyor. Ben mısır unlu pideyi en çok peynirli severim. Özellikle de köy peyniriyle yapılanı... O peynirin tuzlu tadı, pekmezin tatlılığıyla birleşince ortaya muhteşem bir lezzet çıkıyor.
Gurme Sırrı: Mısır unlu pide yaparken, hamura biraz da yoğurt ekleyebilirsiniz. Yoğurt, hamurun daha yumuşak olmasını sağlar. Bir de pideyi fırından çıkardıktan sonra üzerine bolca tereyağı sürmeyi unutmayın. Tereyağı, pideye hem lezzet verir, hem de daha parlak görünmesini sağlar. Yanında ne mi içilir? Tabii ki ayran! Ama Karadeniz usulü, yayık ayranı.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: Rize'ye yolunuz düşerse, Çayeli'ndeki Lale Lokantası'na mutlaka uğrayın. Orada yediğim mısır unlu pidenin tadı hala damağımda. Evde yapmak isterseniz de, internette birçok tarif bulabilirsiniz. Ama benim size tavsiyem, tarife sadık kalın ve malzemeden kaçınmayın.
3. Ramazan Pidesinin Altın Sırrı: Pekmezli Su ve Mahlebin Dansı
Ramazan... Orucun tutulduğu, duaların edildiği, sofraların kurulduğu mübarek ay. Ramazan ayının en güzel geleneklerinden biri de ramazan pidesi. Hani o susamlı, çörek otlu, mis gibi kokan pideler var ya, işte onlardan bahsediyorum. Ramazan pidesi, sadece ramazan ayında değil, yılın her günü özlenen bir lezzet. Ama ramazan ayında yenen ramazan pidesinin tadı bir başka oluyor. Belki de o manevi atmosferden kaynaklanıyor, kim bilir?
Ramazan pidesi yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli şey, hamurun kıvamı. Hamur, ne çok sert, ne de çok yumuşak olmalı. Ele yapışmayan, kolayca yoğrulabilen bir hamur elde etmek gerekiyor. Hamurun içine biraz da mahlep eklemek, pideye o kendine has aromasını veriyor. Bir de pideyi fırına vermeden önce üzerine pekmezli su sürmek gerekiyor. Pekmezli su, pideye hem renk veriyor, hem de üzerindeki susamların ve çörek otlarının daha iyi yapışmasını sağlıyor. Ben ramazan pidesini en çok tereyağı ve bal ile severim. O tereyağının tuzlu tadı, balın tatlılığı ve pidenin lezzeti birleşince ortaya muhteşem bir kahvaltı çıkıyor. Hatta bazen üzerine biraz da kaymak sürüyorum. Off, sadece düşüncesi bile insanın iştahını kabartıyor.
Gurme Sırrı: Ramazan pidesi yaparken, hamura biraz da süt ekleyebilirsiniz. Süt, hamurun daha yumuşak ve daha lezzetli olmasını sağlar. Bir de pideyi fırından çıkardıktan sonra üzerine bir bez örtün. Böylece pide daha yumuşak kalır. Yanında ne mi içilir? Tabii ki çay! Ama demli, sıcak bir çay.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: Ankara'da yaşıyorsanız, Hamamönü'ndeki Taşfırın'a mutlaka uğrayın. Orada yediğim ramazan pidesinin tadı hala damağımda. Evde yapmak isterseniz de, internette birçok tarif bulabilirsiniz. Ama benim size tavsiyem, tarife sadık kalın ve hamuru güzelce yoğurun.
4. Konya'nın Meşhur Etli Ekmeği: Pekmezli Su ile Çıtır Lezzet Sırrı
Konya... Mevlana'nın şehri, hoşgörünün başkenti ve tabii ki o dillere destan mutfağı. Konya mutfağının en sevilen lezzetlerinden biri de etli ekmek. Hani o incecik hamuru, bol kıymalı iç harcıyla meşhur olan etli ekmek var ya, işte onlardan bahsediyorum. Etli ekmek, sadece Konya'da değil, tüm Türkiye'de sevilen bir lezzet. Ama Konya'da yenen etli ekmeğin tadı bir başka oluyor. Belki de o yöresel malzemelerden kaynaklanıyor, kim bilir?
Etli ekmek yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli şey, hamurun inceliği. Hamur, o kadar ince olmalı ki, neredeyse şeffaf olmalı. Hamuru açarken yırtmamaya özen göstermek gerekiyor. İç harcının da bol malzemeli olması önemli. Kıyma, soğan, domates, biber, baharatlar... Ne kadar çok malzeme, o kadar çok lezzet. Ama en önemlisi, etli ekmeği fırına vermeden önce üzerine pekmezli su sürmek. Pekmezli su, etli ekmeğe hem renk veriyor, hem de çıtır çıtır olmasını sağlıyor. Ben etli ekmeği en çok bol acılı severim. O kıymanın lezzeti, acının yakıcılığı ve hamurun çıtırlığı birleşince ortaya muhteşem bir lezzet çıkıyor. Hatta bazen üzerine biraz da limon sıkıyorum. Off, sadece düşüncesi bile insanın ağzını sulandırmaya yetiyor.
Gurme Sırrı: Etli ekmek yaparken, hamura biraz da sirke ekleyebilirsiniz. Sirke, hamurun daha gevrek olmasını sağlar. Bir de etli ekmeği fırından çıkardıktan sonra üzerine bir fırça yardımıyla tereyağı sürmeyi unutmayın. Tereyağı, etli ekmeğe hem lezzet verir, hem de daha parlak görünmesini sağlar. Yanında ne mi içilir? Tabii ki şalgam suyu! Ama acılı, buz gibi bir şalgam suyu.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: Konya'ya yolunuz düşerse, Hacı Şükrü'ye mutlaka uğrayın. Orada yediğim etli ekmeğin tadı hala damağımda. Evde yapmak isterseniz de, internette birçok tarif bulabilirsiniz. Ama benim size tavsiyem, tarife sadık kalın ve hamuru güzelce açın.
5. Lahmacunun Kardeşi: Gaziantep'in Sırrını Keşfet - Semsek ve Pekmezli Su
Gaziantep... Baklavasıyla, fıstığıyla, kebaplarıyla ünlü, lezzet dolu bir şehir. Gaziantep mutfağının gizli kalmış incilerinden biri de semsek. Hani o lahmacuna benzeyen, ama ondan daha küçük ve daha lezzetli olan semsek var ya, işte onlardan bahsediyorum. Semsek, sadece Gaziantep'te değil, yöredeki diğer şehirlerde de sevilen bir lezzet. Ama Gaziantep'te yenen semseğin tadı bir başka oluyor. Belki de o kullanılan baharatlardan kaynaklanıyor, kim bilir?
Semsek yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli şey, iç harcının lezzeti. Kıyma, soğan, sarımsak, maydanoz, biber salçası, domates salçası, baharatlar... Ne kadar çok baharat, o kadar çok lezzet. Ama en önemlisi, semseği fırına vermeden önce üzerine pekmezli su sürmek. Pekmezli su, semseğe hem renk veriyor, hem de çıtır çıtır olmasını sağlıyor. Ben semseği en çok bol acılı ve limonlu severim. O kıymanın lezzeti, acının yakıcılığı, limonun ferahlığı ve hamurun çıtırlığı birleşince ortaya muhteşem bir lezzet çıkıyor. Hatta bazen üzerine biraz da nar ekşisi gezdiriyorum. Off, sadece düşüncesi bile insanın iştahını kabartıyor.
Gurme Sırrı: Semsek yaparken, hamura biraz da yoğurt ekleyebilirsiniz. Yoğurt, hamurun daha yumuşak ve daha lezzetli olmasını sağlar. Bir de semseği fırından çıkardıktan sonra üzerine bir fırça yardımıyla zeytinyağı sürmeyi unutmayın. Zeytinyağı, semseğe hem lezzet verir, hem de daha parlak görünmesini sağlar. Yanında ne mi içilir? Tabii ki şıra! Ama soğuk, köpüklü bir şıra.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: Gaziantep'e yolunuz düşerse, İmam Çağdaş'a mutlaka uğrayın. Orada yediğim semseğin tadı hala damağımda. Evde yapmak isterseniz de, internette birçok tarif bulabilirsiniz. Ama benim size tavsiyem, tarife sadık kalın ve iç harcını bol baharatlı yapın.
6. Pürenli'nin Gizli Tarifi: Yöresel Otlarla Bezeli Pide ve Pekmez Sürprizi
Ege... Zeytinyağlıları, otları, deniz ürünleriyle ünlü, sağlıklı ve lezzetli bir mutfak. Ege mutfağının keşfedilmeyi bekleyen lezzetlerinden biri de pürenli pide. Hani o yöresel otlarla hazırlanan, hafif ve lezzetli pide var ya, işte onlardan bahsediyorum. Pürenli pide, özellikle bahar aylarında sıkça tüketilen bir lezzet. Ama pürenli pidenin en önemli özelliği, üzerine sürülen pekmezli su sayesinde nar gibi kızarması.
Pürenli pide yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli şey, otların tazeliği. Püren, ısırgan otu, ebegümeci, radika... Hangi otu kullanırsanız kullanın, mutlaka taze olmasına özen gösterin. Otları güzelce yıkayıp doğradıktan sonra, soğan, sarımsak, zeytinyağı ve baharatlarla karıştırın. Hamuru da incecik açtıktan sonra, iç harcını üzerine yayın ve fırına verin. Ama fırına vermeden önce, üzerine mutlaka pekmezli su sürün. Pekmezli su, pideye hem renk veriyor, hem de çıtır çıtır olmasını sağlıyor. Ben pürenli pideyi en çok yoğurtlu severim. O otların lezzeti, yoğurdun ferahlığı ve hamurun çıtırlığı birleşince ortaya muhteşem bir lezzet çıkıyor. Hatta bazen üzerine biraz da pul biber serpiyorum. Off, sadece düşüncesi bile insanın iştahını kabartıyor.
Gurme Sırrı: Pürenli pide yaparken, hamura biraz da maden suyu ekleyebilirsiniz. Maden suyu, hamurun daha kabarık ve daha hafif olmasını sağlar. Bir de pideyi fırından çıkardıktan sonra üzerine bir fırça yardımıyla zeytinyağı sürmeyi unutmayın. Zeytinyağı, pideye hem lezzet verir, hem de daha parlak görünmesini sağlar. Yanında ne mi içilir? Tabii ki ayran! Ama Ege usulü, naneli ayran.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: İzmir'e yolunuz düşerse, Alaçatı'daki İmren Hanım'a mutlaka uğrayın. Orada yediğim pürenli pidenin tadı hala damağımda. Evde yapmak isterseniz de, internette birçok tarif bulabilirsiniz. Ama benim size tavsiyem, tarife sadık kalın ve otları bol kullanın.
7. Kayseri'nin Lezzet İncisi: Yağlamanın Altın Dokunuşu - Pekmezli Su
Kayseri... Pastırması, sucuğu, mantısıyla ünlü, kendine has lezzetleri olan bir şehir. Kayseri mutfağının en sevilen lezzetlerinden biri de yağlama. Hani o incecik hamurların arasına kıymalı harç konularak yapılan, kat kat lezzet dolu yağlama var ya, işte onlardan bahsediyorum. Yağlama, sadece Kayseri'de değil, tüm Türkiye'de sevilen bir lezzet. Ama Kayseri'de yenen yağlamanın tadı bir başka oluyor. Belki de o kullanılan yöresel malzemelerden kaynaklanıyor, kim bilir?
Yağlama yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli şey, hamurların inceliği. Hamurlar, o kadar ince olmalı ki, neredeyse şeffaf olmalı. Hamurları açarken yırtmamaya özen göstermek gerekiyor. İç harcının da bol malzemeli olması önemli. Kıyma, soğan, domates, biber, baharatlar... Ne kadar çok malzeme, o kadar çok lezzet. Ama en önemlisi, yağlamanın en üst katına pekmezli su sürmek. Pekmezli su, yağlamaya hem renk veriyor, hem de çıtır çıtır olmasını sağlıyor. Ben yağlamayı en çok sarımsaklı yoğurtla severim. O kıymanın lezzeti, yoğurdun ferahlığı ve hamurun çıtırlığı birleşince ortaya muhteşem bir lezzet çıkıyor. Hatta bazen üzerine biraz da pul biber serpiyorum. Off, sadece düşüncesi bile insanın ağzını sulandırmaya yetiyor.
Gurme Sırrı: Yağlama yaparken, hamura biraz da süt ekleyebilirsiniz. Süt, hamurun daha yumuşak ve daha lezzetli olmasını sağlar. Bir de yağlamayı fırından çıkardıktan sonra üzerine bir bez örtün. Böylece yağlama daha yumuşak kalır. Yanında ne mi içilir? Tabii ki ayran! Ama Kayseri usulü, tuzlu ayran.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: Kayseri'ye yolunuz düşerse, Kaşıkla'ya mutlaka uğrayın. Orada yediğim yağlamanın tadı hala damağımda. Evde yapmak isterseniz de, internette birçok tarif bulabilirsiniz. Ama benim size tavsiyem, tarife sadık kalın ve hamurları güzelce açın.
8. Hatay'ın Sürprizi: Tepsi Kebabı ve Pekmezli Suyun Uyumlu Dansı
Hatay... Kültürlerin buluştuğu, medeniyetlerin beşiği, lezzetlerin başkenti. Hatay mutfağının en sevilen lezzetlerinden biri de tepsi kebabı. Hani o bol baharatlı kıymanın, domates ve biberlerle birlikte tepsiye dizilerek fırında pişirildiği, nefis mi nefis tepsi kebabı var ya, işte onlardan bahsediyorum. Tepsi kebabı, sadece Hatay'da değil, tüm Türkiye'de sevilen bir lezzet. Ama Hatay'da yenen tepsi kebabının tadı bir başka oluyor. Belki de o kullanılan yöresel baharatlardan kaynaklanıyor, kim bilir?
Tepsi kebabı yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli şey, kıymanın kalitesi. Kıyma, yağlı ve sinirsiz olmalı. Kıyma, soğan, sarımsak, maydanoz, biber salçası, domates salçası, baharatlar... Ne kadar çok baharat, o kadar çok lezzet. Ama en önemlisi, tepsi kebabını fırına vermeden önce üzerine pekmezli su sürmek. Pekmezli su, tepsi kebabına hem renk veriyor, hem de üzerindeki sebzelerin daha iyi pişmesini sağlıyor. Ben tepsi kebabını en çok lavaş ekmeği ve sumaklı soğanla severim. O kıymanın lezzeti, sebzelerin tatlılığı ve lavaşın yumuşaklığı birleşince ortaya muhteşem bir ziyafet çıkıyor. Hatta bazen üzerine biraz da nar ekşisi gezdiriyorum. Off, sadece düşüncesi bile insanın iştahını kabartıyor.
Gurme Sırrı: Tepsi kebabı yaparken, kıymaya biraz da ceviz ekleyebilirsiniz. Ceviz, tepsi kebabına farklı bir lezzet katıyor. Bir de tepsi kebabını fırından çıkardıktan sonra üzerine bir bez örtün. Böylece tepsi kebabı daha yumuşak kalır. Yanında ne mi içilir? Tabii ki şalgam suyu! Ama acılı, buz gibi bir şalgam suyu.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: Hatay'a yolunuz düşerse, Sultan Sofrası'na mutlaka uğrayın. Orada yediğim tepsi kebabının tadı hala damağımda. Evde yapmak isterseniz de, internette birçok tarif bulabilirsiniz. Ama benim size tavsiyem, tarife sadık kalın ve baharatları bol kullanın.
9. Urfa'nın Gizli Lezzeti: Sömelek Köfte ve Pekmezli Suyun Muhteşem Buluşması
Şanlıurfa... Tarihi dokusu, mistik atmosferi ve lezzet dolu mutfağıyla büyüleyici bir şehir. Urfa mutfağının en özel lezzetlerinden biri de sömelek köfte. Hani o bulgurla hazırlanan, içi kıymalı harçla doldurulan, haşlanarak ya da kızartılarak pişirilen sömelek köfte var ya, işte onlardan bahsediyorum. Sömelek köfte, sadece Urfa'da değil, yöredeki diğer şehirlerde de sevilen bir lezzet. Ama Urfa'da yenen sömelek köftenin tadı bir başka oluyor. Belki de o kullanılan yöresel baharatlardan kaynaklanıyor, kim bilir?
Sömelek köfte yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli şey, bulgurun kalitesi. Bulgur, ince ve sarı olmalı. Bulguru güzelce ıslatıp yoğurduktan sonra, iç harcını hazırlayın. Kıyma, soğan, sarımsak, maydanoz, ceviz, biber salçası, domates salçası, baharatlar... Ne kadar çok baharat, o kadar çok lezzet. Ama en önemlisi, sömelek köfteleri kızartmadan önce üzerine pekmezli su sürmek. Pekmezli su, sömelek köftelere hem renk veriyor, hem de çıtır çıtır olmasını sağlıyor. Ben sömelek köfteyi en çok nar ekşili salatayla severim. O bulgurun lezzeti, kıymanın baharatlı tadı ve nar ekşisinin ekşiliği birleşince ortaya muhteşem bir lezzet çıkıyor. Hatta bazen üzerine biraz da sumak serpiyorum. Off, sadece düşüncesi bile insanın iştahını kabartıyor.
Gurme Sırrı: Sömelek köfte yaparken, bulgura biraz da irmik ekleyebilirsiniz. İrmik, sömelek köftelerin daha kıyır kıyır olmasını sağlar. Bir de sömelek köfteleri kızarttıktan sonra üzerine bir kağıt havlu serin. Böylece fazla yağı almış olursunuz. Yanında ne mi içilir? Tabii ki ayran! Ama Urfa usulü, reyhanlı ayran.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: Urfa'ya yolunuz düşerse, Cevahir Han'a mutlaka uğrayın. Orada yediğim sömelek köftenin tadı hala damağımda. Evde yapmak isterseniz de, internette birçok tarif bulabilirsiniz. Ama benim size tavsiyem, tarife sadık kalın ve iç harcını bol baharatlı yapın.
10. Mardin'in İncisi: Kaburga Dolması ve Pekmezli Suyun Sürpriz Dokunuşu
Mardin... Taş evleri, dar sokakları, farklı kültürlerin bir arada yaşadığı, büyülü bir şehir. Mardin mutfağının en gösterişli lezzetlerinden biri de kaburga dolması. Hani o kuzu kaburgasının içine pirinç, badem, kuş üzümü, baharatlar doldurularak yapılan, uzun uzun pişirilen kaburga dolması var ya, işte onlardan bahsediyorum. Kaburga dolması, sadece Mardin'de değil, özel günlerde ve davetlerde sıkça yapılan bir lezzet. Ama Mardin'de yenen kaburga dolmasının tadı bir başka oluyor. Belki de o kullanılan yöresel malzemelerden kaynaklanıyor, kim bilir?
Kaburga dolması yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli şey, kaburganın kalitesi. Kaburga, taze ve etli olmalı. İç harcını hazırlarken de bol malzemeden kaçınmamak gerekiyor. Pirinç, badem, kuş üzümü, soğan, sarımsak, baharatlar... Ne kadar çok malzeme, o kadar çok lezzet. Ama en önemlisi, kaburga dolmasını fırına vermeden önce üzerine pekmezli su sürmek. Pekmezli su, kaburga dolmasına hem renk veriyor, hem de üzerinin çıtır çıtır olmasını sağlıyor. Ben kaburga dolmasını en çok sade pilav ve cacıkla severim. O etin lezzeti, pirincin içindeki malzemelerin uyumu ve cacığın ferahlığı birleşince ortaya muhteşem bir ziyafet çıkıyor. Hatta bazen üzerine biraz da nar ekşisi gezdiriyorum. Off, sadece düşüncesi bile insanın iştahını kabartıyor.
Gurme Sırrı: Kaburga dolması yaparken, iç harcına biraz da kuzu ciğeri ekleyebilirsiniz. Kuzu ciğeri, kaburga dolmasına farklı bir lezzet katıyor. Bir de kaburga dolmasını fırından çıkardıktan sonra üzerine bir bez örtün. Böylece kaburga dolması daha yumuşak kalır. Yanında ne mi içilir? Tabii ki şıra! Ama soğuk, köpüklü bir şıra.
Nerede Yenir / Nasıl Yapılır: Mardin'e yolunuz düşerse, Cercis Murat Konağı'na mutlaka uğrayın. Orada yediğim kaburga dolmasının tadı hala damağımda. Evde yapmak isterseniz de, internette birçok tarif bulabilirsiniz. Ama benim size tavsiyem, tarife sadık kalın ve bol malzemeden kaçınmayın.
Afiyet olsun, sofranız bereketli olsun!
Tepkiniz Nedir?